Fosforlu Cevriye
Suat Derviş
İthaki Yayınları
1. Baskı, Eylül 2013
Merhaba,
Blogumda yapacağım ilk kitap incelemesi, Suat Derviş'in "Fosforlu Cevriye"si olacak.
Yazımıza Suat Derviş'in, ismi ilk duyulduğu anda sanılanın aksine erkek değil, kadın olduğunu belirterek başlamakta fayda var:) (Bu bilgi Suat Derviş'in kadınlar için ilk niteliğinde olan nice çalışması bakımından da önemli)
Türkiye'nin ilk kadın gazetecisi olan Suat Derviş 1903-1972 yılları arasında yaşamış, hem edebiyat alanında hem de politik alanda yoğun faaliyette bulunmuş. Yazarın kadın hakları, kadınların sistem içerisinde duruşlarına yönelik de belirgin ve dikkat çekici bir üslubu var.
![]() |
| Zarif Kadın: Suat Derviş |
Yapmış olduğum araştırmalar neticesinde öğrendiğim önemli bir diğer detay ise, komşu çocuğu olan Nazım Hikmet'in :) Suat Derviş'e karşılıksız bir aşk beslemiş olması.
Suat Derviş'in Eserleri;
Kara Kitap (1921)
Ne Bir Ses Ne Bir Nefes (1923)
Hiçbiri (1923)
Ahmed Ferdi (1923)
Behire'nin Talibleri (1923)
Fatma'nın Günahı (1924)
Ben mi (1924)
Buhran Gecesi (1924)
Gönül Gibi (1928)
Emine (1931)
Hiç (1939)
Çılgın Gibi (1934)
Fosforlu Cevriye (1968)
Ankara Mahpusu (1968, ilk olarak 1957'de Paris'te Fransızca)
Fosforlu Cevriye okuduğum ilk Suat Derviş kitabıydı, ama son olmayacağı açık..
Cevriye İstanbul sokaklarının kızı, o kadar ki Cevriye, bir annesinin olduğu konusunda şüpheli, anneye dair hatırlayabildiği hiçbir şey yok, öyle birden topraktan çıkmış ya da bir yıldızdan düşmüş olabileceğine inanıyor. Babası olabilecek bir adam hatırlıyor, ufacık bir kızken kendisini krallar (bu krallık cevriye'nin ölçütlerinde bir krallık) gibi yaşatan o adam büyük ihtimalle babası, sonrasında ise o adama ilişkin hatırlayabildiği şey..su yüzeyinde hareketsiz yatışı..
Sonrasında Cevriye'nin hayatını "o" na anlattığı ölçüde biliyoruz biz de. "o" ise adını kitap boyunca öğrenemediğimiz, Cevriye'ye hayatında ilk ve son kez "siz" diyen, onu birey kabul eden, ona herkesin baktığı gibi bakmayan, ondan kadın olarak herhangi bir beklentisi olmayan, zor zamanında Cevriye'ye yardım eden adam. Kimseye ait olmayan, olmak da istemeyen Cevriye, utanmayı bilmeyen Cevriye, onun karşısında utanıyor ve ilk kez bir adamın "gacosu" olmak istiyor.
Sonrasında ne olup ne bittiği, "o"nun neden kaçak hayatı yaşadığı, Cevriye'nin "kara sevda"sına karşılık bulup bulamadığı sorularının cevapları elbette kitapta...
Kitap bittiğinde, saçlarının doğal ışıltısı sebebiyle "Fosforlu" lakabını alan Cevriye'nin, gerçekten bir yıldızdan dünyaya düşmüş olduğuna kanaat getirdim.
Sevgiler,
Yumurtlayan Kalem :)

